Tepebaşı Belediyesi, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Eskişehir Şubesi ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) tarafından düzenlenen “31. Uğur Mumcu Anma ve Ödül Töreninde 7 kategorideki ödüller 17 isme takdim edildi.

Sunuculuğunu Gazeteci Soner Yüksel’in yaptığı ödül töreni Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Gecede ödül sunulan kategori ve isimler ise şöyle oldu;

Basın kategorisinde gazeteciler Alican Uludağ, Ferit Demir, Kemal Atlan, Seyhan Avşar, İpek Özbey.

Hukuk kategorisinde Sami Selçuk, İbrahim Kaboğlu.

Sanat kategorisinde Aras Bulut İynemli, Mehmet Ada Öztekin, Cem Erdost İleri, Barış Erdenk.

Bilim kategorisinde Naci Görür.

Yaşam Boyu Başarı kategorisinde Cahit Berkay.

Mücadele kategorisinde Av. Rezzan Epözdemir, Akbelen Mücadelesi Emekçileri, Sputnik Emekçileri.

Cumhuriyetin 100. Yılı Özel Ödülü kategorisinde Filenin Sultanları A Milli Kadın Voleybol Takımı.

“ATATÜRK FİLMİ SİNEMA TARİHİNE GEÇECEK BİR ÇALIŞMA”

Atatürk filminin Başrol Oyuncusu Aras Bulut İynemli, “Gerçek ve duayen bir gazeteci, gerçek bir vatanperver gazeteci Uğur Mumcu adına düzenlenen bu gecede bu ödülü almak gerçekten çok anlamlı. Hele ki Türkiye Cumhuriyetimizin kurucusu, olağanüstü özelliklerin en başında vatan aşkı olan ve cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğini oynadığım bu filmimle almak çok daha anlamlı. Layık gördüğünüz için çok teşekkür ederim” diye konuştu.

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, “Bu gelenekselleşen ödül törenlerinde bir önceki ile arasında geçen 12 ayda çok ciddi izlemeler yaparız. TGS, ÇGD ve Tepebaşı Belediyesi olarak en göze batan ve en içe sinenlere ödül vermek istiyoruz. Atatürk filmi sinema tarihine geçecek önemli bir çalışma. Bu iki dostu çağırmak ve burada ağırlamak ve Uğur Mumcu ile ödüllendirmek bizi mutlu etti” dedi.

Türk kadınının zarafeti podyumda Türk kadınının zarafeti podyumda

Filmin Yönetmeni Mustafa Ada Öztekin de, “1980 ihtilalinin gölgesinde eğitime başlayan bir fert olarak o dönem bu olayı tabi ki çok iyi hatırlıyorum. Ama çok iyi idrak edecek kafada değildik. O gün 16 yaşındaki halimle hatırladığım televizyondaki görüntülerin üzücüydü. Annem televizyon karşısında hüngür hüngür ağlamıştı. Annemi 2007 yılında kaybettim. Eğer bugün bu ödülü aldığımı görseydi ne kadar guru duyacağını düşündüm. O yüzden layık gören herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“SORUMLULUĞUMUZUN FARKINDAYIZ”

ÇGD Eskişehir Şube Başkanı Meltem Karakaş, “Bugün Uğur Mumcu ile aynı mesleği yapıyor olmaktan ve onun da üye olduğu ÇGD’ye üye olmaktan büyük onur ve gurur duyuyorum. Uğur Mumcu sadece bir gazeteci değildi. O cesareti, dürüstlüğü, tarafsızlığı ve adalet mücadelesi ile anılan bir isimdi. Onun izinden gitmek özgür ve bağımsız bir basın için verilen mücadeleyi sürdürmek demektir. Bizler sorumluluğumuzun farkındayız. Halka doğru tarafsız ve güvenilir bilgi sunma görevini yerine getiriyoruz ve kalemlerini yere düşürmüyoruz” dedi.

Gazeteci Alican Uludağ ise, “Bu ödülü verdiğiniz için teşekkür ederim. Uğur Mumcu ödülü almak oldukça değerli ve anlamlı. Benim için sorumluluk gerektiren bir ödül ve ben bu sorumluluğu yerine getireceğim” diye konuştu.

“CESUR GAZETECİLER OLDUĞU SÜRECE GAZETECİLİK ÖLMEYECEK”

CHP Milletvekili Utku Çakırözer, “Türkiye’de hep konuşuyoruz, basın özgürlüğü sıkıntıda, gazetecilik ölüyor mu diye. Ama böyle cesur gazeteciler olduğu sürece gazetecilik ölmeyecek. Uğur Mumcu örnek olmaya devam edecek. Uğur Mumcu’yu anmak için düzenlenen bu törende emeği geçen Tepebaşı Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Ferit Demir de, “Eskişehir’e ikinci gelişim. Daha önce de burada bir ödül almıştım. Eskişehir benim için çok önemli. Belediye başkanlarımızın karşısında olmaktan onur duyuyorum. Uğur Mumcu ismiyle verilen bu ödülü almak büyük bir sorumluluk ve cesaret gerektiriyor. Bundan sonra atacağımız adımı daha ölçülü yapmak durumundayız” diye konuştu.

“BÜTÜN TÜRKİYE ESKİŞEHİR OLSUN”

CHP Milletvekili İbrahim Arslan, “31 yıl sonra ne yazık ki katiller aramızda, failler aramızda. Bu yüzyıllar boyunca zalimlerle, mazlumlar arasında iyi ile kötü, aydınlanmacılarla karanlık arasında süren mücadelenin aslında geldiği bir nokta. Bu mücadele bedel ödemeyi gerektiriyor. Çok da bedel ödedik. Biz eğer artık anma yapmak istemiyorsak, ağıt yakmak istemiyorsak, o zaman biz ve bizim gibi düşünen insanlarımızın, iyilerin güzellerin iktidara taşınması ve neşe içerisinde özgür insanların türkü söylediği kentler yaratmamız lazım. Eskişehir bunu başardı. 31 Mart’ta bunu pekiştirerek geleceğe taşıyacak kentlerden bir tanesi. Bütün Türkiye Eskişehir olsun” dedi.

Gazeteci Kemal Atlan, “Önceki anma törenlerine gazeteci olarak katılırdım ve onlara imrenerek bakardım. Bu yıl ödülü almak bana da nasip oldu. Teşekkür ediyorum. Uğur Mumcu taraftır. Halkın tarafındaydı. Atatürk düşmanlarına karşıydı” ifadelerini kullandı.

“DEVRİM ŞEHİTLERİMİZİ ANMAK ONUN MÜCADELESİNE DESTEK VERMEK DEMEK”

CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, “Uğur Mumcu’nun yazılarını okuduğumda 30 yıl önceden bugünün bir tablosunu çizdiğini görüyoruz. Bugünü tezgahlayanların, planlayanların, Türkiye’nin aydınlık geleceğine engel olmak isteyenlerin onu katlettiğini de biliyoruz. O yüzden Uğur Mumcu gibi devrim şehitlerimizi anmak demek, onları unutmamak değildir, onu uğurunda katledildiği aydınlık mücadelesine en iyi şekilde destek olarak anca onu anmış oluruz” ifadelerini kullandı.

Cem Erdost İleri ise, “O kötü günü yaşımdan dolayı hatırlamıyorum. Ama bazı insanlar vardır hayatımızda aynı havayı solumayız, gözerine bakamayız. Ama ustalık böyle bir şeydir. Benim hayatımda böyle çok insan var. Uğur Mumcu da onlardan biri. Onun adının geçtiği ödülü almak benim için onur ve benim için büyük bir sorumluluk” dedi.

“UĞUR MUMCU HER TÜRLÜ SAYGININ ÖTESİNDE”

Uğur Mumcu’nun patlatılan aracının enkazının Eskişehir’e getirilişini anlatan Yılmaz Büyükerşen de, “Sevgili dostum Uğur Mumcu ile köhne gazeteci olan ben hem o Türkiye’de gazeteciliğe ufuk açan hem de onun gibi gazetecilerin yetişmesini istediğim için aracının enkazının Eskişehir’de olmasını istedim.  Uğur Mumcu gerçekten her türlü saygının ötesinde. Uğur Mumcu, makaleleri ile ülkeyi aydınlatmaya devam edecek. Ahmet Başkana da teşekkür ediyorum bu geleneği sürdürdüğü için” diye kullandı.

Gürer Aykal adına ödülü alan Şansu Altıok, Gürer Aykal’ın mesajını iletti. Mesajda “Uğur Mumcu’nun katledişine kadar yazışmalarımız, söyleşilerimiz ve konuşmalarımız devam etmiştir. Vatansever, Atatürkçü eşsiz insan Uğur Mumcu adına vermiş olduğunuz ödüle beni layık gördüğünüz için Eskişehirli bir hemşehriniz olarak sizlere teşekkür ediyorum” ifadelerini yer verildi.

Mert Kırlak ile mesajını ileten Barış Erdenk, “İyi ki Uğur Mumcu’nun kitaplarını okuyarak büyümüşüm, iyi ki onu takip ediyorum, onu izliyorum” dedi.

“BOZUK DÜZEN HALA DEVAM EDİYOR”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Hukuk mücadelesi, adalet mücadelesi en kutsal mücadelelerden birisidir. Hem Rezan hoca hem Uğur Mumcu hukukçu kimlikleriyle öne çıkmış Türkiye’nin aydınlarıdır. Uğur Mumcu’nun kitaplarını yazılarını bugün bassanız güncelliğini bozmayacaktır. Hala o bozuk düzen devam etmektedir, olumsuzluklar devam etmektedir. Biz de bunla mücadeleye devam etmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

CHP EBB Adayı Ayşe Ünlüce de Akbelen Mücadelesi Emekçilerine ödüllerini takdim etti. Mücadelelerinin çok kıymetli olduğunu belirten Ünlüce, “Acıları konuşmak kolay ama umudumuzu yitirmiyoruz. Mücadelemiz hep devam etsin” dedi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Şenay Bilik Yıldırım, “Uğur Mumcu’nun ardından 31 karanlık yıl geçti. Uğur Mumcu 24 Ocak 1993 tarihinde arabasına yerleştirilen bir bomba ile haince öldürüldü. Tabi öldürülen sadece Uğur Mumcu değildi. Öldürülen kamuoyunun bilinci, sesi, belleği ve inancıydı. Bizler Uğur Mumcu’nun izinden gitme mücadelesinde olan gazeteciler, onun engin deniz gazeteciliğinde birer kum tanesi olma savaşı veriyoruz. Gazeteciler özgürce yazabilseydi bugün başka bir ülkede yaşıyor olurduk. Üzgünüz ama umutluyuz, umutlarımızı asla yere düşürmeyeceğiz. Bugün 31’incisi gerçekleştirilen bu anlamlı törenin benim için başka bir anlamı daha var. İlk kez bu yıl bu özel geceye TGS olarak dahil olmanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır ÇGD ve Tepebaşı Belediyesi’nin bin bir emekle gerçekleştirdiği bu gece bizim için daha anlamlı. Çünkü şunu göstermiş olduk. İlk kez iki meslek örgütü bir arada, birlikte ne kadar güçlenebildiğini göstermiş oldu.” diye konuştu.

“HEP DİRENMEK ZORUNDA KALDIK”

Cumhuriyetin 100. Yılı Özel Ödülünü takdim eden CHP Milletvekili Jale Nur Süllü, “Ocak ayı hüzünlerin ayıdır. Çok yananlar odu çeşitli aylarda ama bir türlü aydınlığa çıkamadık, hep mücadele verdik. Hep direnmek zorunda kaldık. Ama o günlerden bu günleri görenler ne yazık ki katledildiler” dedi.

Ödül törenine katılamayan isimler ise mesajlarını video ile iletti. Öte yandan ödül töreninde sahne alan Tepebaşı Belediyesi İki Elin Sesi Var Çocuk ve Gençlik Senfoni Orkestrası’nın, günün anlam ve önemine uygun şarkıları ise beğeni topladı. Orkestra şefliğini Simay Pala’nın yaptığı orkestranın solistliğinde ise Kaan Kıran yer aldı.

Kaynak: WOLA