Malatya Kent Konseyi Kültür Mirası Okulu’nun ilk dersi başladı. Malatya Kent Konseyi Toplantı Salonu’nda yapılan ilk derse yoğun katılım gösterildi.

Malatya Kent Konseyi Genel Sekreteri Av. Abdulkadir Artan, Malatya Kent Konseyi Tarih ve Kültür Mirası Çalışma Grubu Temsilcisi Orhan Tuğrulca, Fırat Üniversitesi Prof. Dr. İsmail Aytaç, Malatya Müze Müdürü Murat Ata ve Kültür Mirası Okulu katılımcıları katıldı.

Kültür Mirası Okulu programının ilk konukları Fırat Üniversitesi’nden Prof. Dr. İsmail Aytaç ve Malatya Müze Müdürü Murat Ata oldu. Konuşmacılar deprem sonrası Malatya’da kültürel mirasın durumu, yıkımın boyutları ve alınan önlemler hakkında bilgi verdiler.

Kültür Mirası Okulu hakkında bilgi veren Malatya Kent Konseyi Genel Sekreteri Av. Abdulkadir Artan, “Malatya Kent Konseyi Tarih ve Kültür Mirası Çalışma Grubu olarak geçen sene deprem öncesi başlatmış olduğumuz Kültür Mirası Okulu projemize depremden dolayı ara vermiştik kaldığımız yerden bugün itibariyle tekrar başladık. Birbirinden değerli iki hemşerimizi burada misafir ediyoruz. KültürMirası Okulumuz farklı konuk ve konularla devam edecek” dedi.

Malatya’nın tarihi ile ilgili bilgiler veren Artan, “Tarihi eserlerimize daha hassasiyetle yaklaşılması ve restorasyon çalışmalarının daha titiz yapılması gerekiyor. Bundan dolayı kültür mirası okulunun bu konularda farkındalık oluşturulmasını temenni ediyorum” kelimelerine yer verdi.

KÜLTÜREL MİRAS OKULU BİR YIL SÜRECEK

Malatya Kent Konseyi Tarih ve Kültür Mirası Çalışma Grubu Temsilcisi Orhan Tuğrulca, “Kültür Mirası Okulu’na deprem sonrası kaldığımız yerden devam edeceğiz. Deprem öncesi üç ders yapmıştık, deprem sonrası nasıl bir katılım olacağı konusunda tereddütlerimiz vardı ancak yüksek katılımı görünce kültürel mirasın Malatya’da ne kadar anlamlı olduğunu gördük. Kültür Mirası Okulu’muz bir yıl sürecek. Depremden dolayı herkes farklı sıkıntılar yaşadı. Bizlerde deprem sonrası bir yerlerde başlamak istedik. Hayat bir şekilde devam ediyor. Dağılan dikkatimizi bu programlar sayesinde toparlamak istiyoruz. Hayatın bir yerinde başlayacağız. Bizler de bu programlar ile bir mesafe alacağımızı düşünüyoruz. Yoğun katılımdan dolayı herkese tekrardan teşekkür ediyorum. Değerli hocalarımıza güzel sunumları için teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Malatya Müze Müdür Murat Ata, Deprem öncesi ve sonrası Malatya Müze Müdürlüğü olarak tescilli kültür varlıkları ile ilgili yapmış oldukları çalışmalar ve istatistiksel olarak bilgiler verdi.  Deprem sonrası Malatya’daki tescilli kültür varlıklarının son durumu hakkında sunum yapan Ata, Malatya Arkeoloji Müzesi, Atatürk Anı Evi ve Beşkonaklar Etnografya Müzesinin tadilat ve restorasyon ihalesinin yapıldığını ifade etti. Ayrıca Ata, Malatya İli Tescilli Kültür Varlığı toplam sayısının bin 4, hasarsız kültür varlıkları sayısının 308, hasarlı (hafif-orta- ağır-tümden göçen) varlıklar sayısının ise 249 olduğunu ifade etti.

RESTORASYON ÇALIŞMALARININ DOĞRU YAPILMASI GEREKİR

Deprem sonrası yapmış oldukları çalışmalarda ilgili sunum yapan Prof. Dr. İsmail Aytaç, “En büyük amacımız deprem sonrası Malatya’da kültür varlıklarının kaybolmasını önlemek, yeniden kent hafızasına bu eserleri kazandırmak, restore etmek, turizm ve ekonomiye katkı sağlamak, gelecek nesillere aktarmaktır” dedi.

Depremlere her zaman hazırlıklı olunması gerektiğini söyleyen Aytaç, “Yeni bir yapı oluşurken mümkün olduğunca kültürel varlıkları korumak, belgelemek, restore etmek ve geleceğe aktarmak gibi bir sorumluluğumuz var. Onun için hepimiz buradayız. Bizim en temel amacımız, yıkılmış yok olma tehlikesi olan eserleri müzeye teslim etmektir. Bu görevimiz hala devam etmektedir. Malatya merkez Battalgazi ve Yeşilyurt bölgesinde yoğun olarak çalışıyoruz” diye konuştu.

Tarihi eserlerin yapımına baktığımız zaman restorasyon çalışmalarında sıkıntıların olduğunu söyleyen Aytaç,“İnsanların buralarda yaşantıları ve hatıraları var. Tarihi yapının restorasyonuçok zorunlu ise aslına uygun şekilde doğru yapılması ve kanunlara kurallara uyulması gerekir. Yeni yapılar her zaman yapılabilir ama kültürel varlıklara hafızayı kaybetmemek adına sahip çıkılması gerekiyor. Kültür varlıklarını kaybetmemek adına sürekli gündemde tutmak gerekir. Herkesin sorumluluğunu bilmesi gerekir” dedi.
Katılımcılar tarafından sorulan soru ve cevap ile program son buldu. 

Kaynak: İGFA