Türkiye'nin 2023 turizm geliri hedefi 56 milyar dolara ulaştı. Sağlık turizminin gelişmeye en açık alan olması ve daha fazla destek verilmesi gerektiğinin altını çizen finans uzmanları, 2024’te rakamların yeni bir ivme kazanacağını söyledi.

Sağlık turizmi; ülkemizdeki sağlık hizmetlerinin kalitesi, deneyimli sağlık profesyonelleri ve son teknoloji tıbbi altyapısı ile tanınırken, daha fazla uluslararası hastaya ulaşmayı hedefleyerek yeni bir dönemin kapılarını aralamaya devam ediyor.

Sağlık turizmi yapmak isteyen ama yeterli sermaye bulamayan girişimciler ise istihdam sağlayabilmek için, devlet destekli hibelere başvurma ihtiyacı duyuyor.

Yeni yıl ile beraber rekor kırması beklenen sağlık turizmi; Ticaret Bakanlığı ve KOSGEB öncülüğünde yürütülen teşviklerle, daha fazla turist çekilmesi ve gelir elde edilmesi ile yeni bir döneme geçiş yapılacağına işaret etti.

Sağlık hizmeti almak üzere Türkiye’ye gelen turistler tarafından en çok tercih edilen branşlar ise; saç ekimi, estetik, kalp cerrahisi, ortopedi, onkoloji ve tüp bebek tedavisi olarak öne çıktı.

İlk müze denizaltısı halkla buluşmaya hazırlanıyor İlk müze denizaltısı halkla buluşmaya hazırlanıyor

Doğru teşvikler ile şirketlerin, istihdam ve ihracatlarını arttırabileceklerine dikkat çeken Finansal Yönetim Danışmanı Bikem İnce İnanç, "Sağlık turizmi hizmet ihracatı gelirinde en önemli alanlardan biri. Devlet bu alanın öneminin farkında olduğu için, sağlık turizmi yapan sağlık kuruluşları ve yetki belgesi olan aracı kuruluşlara oldukça yüksek tutarlarda destek veriyor. 2023 yılında sağlık turizmi faaliyeti gösteren bir aracı kuruluşun alabileceği farklı gider kalemlerindeki toplam destek tutarı yaklaşık 48 milyon TL. Bu desteklerin tamamı hibe olarak veriliyor. 2024 yılında sağlık turizmi alanındaki hedefler ve beklentiler yüksek olduğundan, yeni yılla birlikte bu destek tutarlarının artacağını söyleyebiliriz.  Buradaki önemli bir diğer husus; maalesef sağlık turizmi aracı kuruluşlarının bazıları Sağlık Bakanlığı yetki belgesi almadan bu işi yapıyorlar. Bu durumda hem teşviklerden mahrum kalıyorlar hem de ileride gelebilecek yetki belgesi zorunlulukları karşısında işlerini riske atıyorlar. Bu nedenle bu alanda faaliyet gösteren ya da gösterecek olan tüm aracı kuruluşların gerekli yeterliliklere göre hareket ederek, yetki belgesi almalarını ve süreçlerini ilerletirken devlet desteklerinden mutlaka faydalanmalarını tavsiye ederim" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: İGFA