Dünya Sağlık Örgütü Eris varyantının izlenmesi gereken virüs olarak tanımladı. Şu an için ülkemizde oldukça az sayıda Eris varyantı olup sonbahar sezonuna girmemiz ve okul sezonunun başlaması gibi etkenlerle ülke geneline yayılacağı tahmin edilmektedir.

"Son aylarda Omicron varyantından köken aldığı düşünülen Eris varyantı, şu an en yeni ve bulaşıcı COVID-19 varyantıdır’ açıklamalarında bulunan Dr. Öğr. Üyesi Servet Öztürk, dünyadaki tüm vakaların yaklaşık yüzde 20’si Eris varyantı tarafından meydana geldiğine dikkati çekti.

Eris varyantının diğer varyantlardan bulaşıcılığı daha fazla olduğu düşünüldüğünü kaydeden Öztürk, "Bulaş yolu genellikle damlacık yolu ve enfekte yüzeylerle temas ile meydana gelmektedir. Semptom olarak diğer COVID-19 varyantlarından farklı değildir. Sıklıkla ateş yüksekliği, öksürük, boğaz ağrısı, kas-eklem ağrıları, baş ağrısı, burun akıntısı-tıkanıklığı, tat ve koku kaybı ve ishal olarak özetlenebilir" dedi.

AŞILAR HASTALIĞI ÖNLEMEDE FAYDALI MIDIR? ERİS VARYANTINDAN NASIL KORUNABİLİRİZ?

COVID aşışı olmak hastalığa karşı tam koruma sağlamamasına rağmen aşı olmanın hastalığa yakalanma ve hastalığın hafif geçirilmesi üzerine olumlu etkisinin mevcut olduğuna dikkati çeken Öztürk, diğer varyantlarda olduğu gibi maske-mesafe-hijyen ve kapalı ortamlardan uzak durulması en faydalı koruyucu faaliyetler olduğunu söyledi.

KİMLER RİSK ALTINDADIR?

Eris varyantının daha ağır hastalık yaptığına dair elimizde yeterli veri yoktur. Ancak diğer varyantlarda olduğu gibi Eris varyantında da ileri yaş ve ek hastalığı olanlarda COVID-19 hastalığı gençlere göre daha ağır seyredebilir. Maske/mesafe/hijyen uygulamaları sadece COVID-19 hastalığı için değil neredeyse tüm enfeksiyon etkenlerinin bulaşının engellenmesi için oldukça önemli olduğunu belirten Öztürk, "COVID-19 sürecinde yapılan izolasyon tedbirleri sayesinde dünyada ve ülkemizde mevsimsel grip, tüberküloz, menenjit gibi birçok enfeksiyon vaka sayıları oldukça azaldı. Kontrolsüz kalabalıklardan uzak durma, hijyen önlemlerine riayet etme ve özellikle kapalı ortamlarda maske uygulamaları hayat kurtarıcı olmaya devam edecektir. Özellikle havaların soğuduğu ve bu nedenle insanların kapalı ve havasız ortamlarda daha fazla zaman geçirdiği kış mevsimi tüm virüsler gibi koronavirüslerin bulaşı için uygun zamanlardır. Bu nedenle önümüzdeki aylar hastalığın yayılması için oldukça risklidir.  Açık havada mesafe ve maske önlemleri ile virüs bulaşı çok düşük iken kapalı ortamlarda özellikle havalandırılmayan ve hava sirkülasyonu olmayan mekanlarda oldukça yüksektir. Eğitim sezonuna başladığımız günlerde ülkemizde bir önemli nokta da çocukların okullarda enfeksiyona maruz kalması ve aile üyelerine hastalığı yaymasına neden olmaktadır. Özellikle kapalı mekanlarda mesafe ve hijyen önlemlerine dikkat edin, kaliteli uyuyun, alkol ve tütün mamullerinden uzak durun, bol su tüketin ve Akdeniz diyetiyle sağlıklı beslenin" uyarılarında bulundu.

Kaynak: igf