Sanatçı Genco Erkal, Birgün Gazetesinden Işıl Çalışkan’ın “Nasıl bir sanat iklimi hayal ediyorsunuz?” sorusunu cevapladı.

Erkal, Bir kere özgürlük tabii ki. Bugüne kadar var olan sanat akımlarının yapılaşmasını yeterli ve doğru görmüyorum. Ama bugüne kadar onları yeteri kadar eleştiremedik. Çünkü onları eleştirmek iktidarın ekmeğine yağ sürmek olacaktı. Birçok konuda susmak zorundaydık.

Ama yeni bir parlamenter düzene geçildiği vakit, memleketteki bütün var olan sanat kurumlarının tartışmaya açılması gerekiyor. Hatta bazılarının yıkılıp baştan kurulması gerekiyor. Çünkü bu kurumlar tek parti yönetiminden beri var.

Bürokrat, tutucu, her zaman sansüre uğramış, korkudan otosansürü yaşamış. Böyle bir ortamda sanat gelişemez. Sanatı memurlaştırmışlar. Bir ülkede sanat memurlaştırılmışsa o ülkeden fayda gelmez.

DEVLETİN DESTEĞİ OLMADAN DEVLET TİYATROLARI, OPERA DA AYAKTA DURAMAZ.

Konservatuvara giriyorsunuz, orayı bitirdiğinizde devlet operasına girdiğiniz vakit 65 yaşına kadar başarılı olsanız da olmasanız da, çalışsanız da çalışmasanız da devam ediyorsunuz. Çoğu zaten çalışmıyor. Oradaki kadroları da tıkıyorlar, gençlere yol açmıyorlar.

Devletin desteği olmadan devlet tiyatroları, opera da ayakta duramaz. Böyle bir şey mümkün değil. Tabii ki devlet ama bu kadar garantili değil. Çalışana çalıştığı oranda ücret vereceksiniz, onu yüreklendireceksiniz ve kendini aşmasına yardım edeceksiniz. Çok çalışırsam daha mı çok maaş verecekler bana diyor. Bu sistem yanlış, bunların hepsinin tartışmaya açılması lazım.

Editör: Feridun Özbek