Nurullah Genç, fotoğraf deklanşöre bastık oldu diyebileceğimiz bir şey değil Nurullah Genç, fotoğraf deklanşöre bastık oldu diyebileceğimiz bir şey değil

Ferda Yıldırım, “Öncesindeki medyayı, yayıncılığı bilen, tanıyan biri olarak şimdiki medya beni kesmiyor ama TV bir jübile yayınım olsun istiyorum” dedi.

Esenler Belediyesi yayın organı Şehir Ekranı TV’de izleyicileriyle buluşan “Başak Şengül ile Medya Arkası” programının konuğu sunucu Ferda Yıldırım oldu. TV yayıncılığından YouTube yayıncılığına uzanan kariyer yolculuğunu anlatan Yıldırım, “Televizyon haberciliği bitecek” dedi.

Başak Şengül’ün sunumuyla izleyiciyle buluşan programda sunucu Ferda Yıldırım televizyon yayıncılığını bırakma süreci ve mesleki kariyerine dair açıklamalarda bulundu.

MESLEĞE RADYOCULUKLA BAŞLADIM

TV’nin çocukluk hayali olduğunu söyleyen Ferda Yıldırım, “Eskiden televizyon dolapları vardı. Şimdiki nesil bilmez ama televizyonlar temizlik esnasında o dolaptan çıktığında ben kendimi orada bulurdum. Hep konuşan bir şeyleri organize eden bir yapım vardı. Ya bir oyun organize ederdim ya etkinlik yapardık. Orada sunucu olurdum. Üniversite hayatım başlamadan benim meslek hayatım başladı. Hepsi çok bilinçli ilerledi. İlk özel radyoların açılmasıyla radyoculuğa başladım. İyi ki radyoculuğa başlamışım çünkü zaman içerisinde televizyon ve YouTube hakkında bana çok şey kattı. Mesleğe başladıktan 3 yıl sonra üniversiteye yazıldım. Bazı anlar hiç unutulmuyor. Örneğin ilk yayınım Adana depremi olduğunda gerçekleşti. Bir anda ‘Yayına çıkıyorsun’ dediler. Ben de hazır değildim. Bir ceketim bile yoktu. Bana 2 beden büyük ceketle ekran karşısına çıkmıştım” ifadelerini kullandı.

DİJİTAL ANA AKIM MEDYA OLDU

Yayıncılığın çok değiştiğini sözlerine ekleyen Ferda Yıldırım, “Televizyonda konular konuşulana kadar sosyal mecralarda artık konu tüketilmiş oluyor. Devir de çok değiştiği için bizim bildiklerimizi bizden sonraki nesle aktaramıyoruz. Bizdeki televizyonculuk bilgisi de eski bilgi olarak kaldı. Her şey o kadar eskide kaldı ki biz bir de söz dinleyen ve azar işitmekten yorulmayan insanlardık. O azarı bir nasihat olarak algılardık ama farklı bir kuşak var. Onların da farklı dinamikleri var. Artık bir dakikalık videolar var. Her şeyin çok çabuk ve hızlı tüketildiği bir devre denk geldik” şeklinde anlattı.

RADİKAL BİR KARAR ALDIM

Televizyon yayıncılığını bırakma sürecinden de bahseden Ferda Yıldırım, şunları söyledi:

“Belki 30’lu yaşlarımda ya da kariyerimin ortalarında olsaydım bu kararı daha zor alabilirdim. Devir değişti. Bireysel yayıncılık diye bir şey var. Radikal bir karar aldım ve bıraktım. Bırakma kararını çok kuvvetli bir şekilde aldım. Yani kervan yolda düzüldü. Kendi kameramı kiraladım. Kendi stüdyomu kiraladım. Birkaç ay pey zorlandığım bir dönem oldu. ‘Televizyonu özler miyim?’ diye düşündüm fakat enteresan bir şekilde özlemedim. Televizyona doyduğumu fark ettim. Bir de ben galiba televizyona küstüm. Öncesindeki medyayı, yayıncılığı bilen, tanıyan biri olarak şimdiki medya beni kesmiyor ama TV bir jübile yayınım olsun istiyorum” ifadelerini kullandı.

Kaynak: WOLA