Geçtiğimiz Cumartesi günü Hamas’ın, işgal altındaki Filistin topraklarını İsrail’den geri almak için başlattığı “Aksa Tufanı” isimli harekat, Türkiye’nin yanı sıra dünya basınında da kendisine çok ciddi bir yer buldu.

Anadolu Rock Müziğin sevilen ismi Murat Kekilli, bu meseleye sanat ve sanatçı yönünden nasıl bakmak gerektiğine dair Herkes Duysun’a açıklamalarda bulundu.

Geçtiğimiz hafta Filistinliler, işgal altındaki topraklarını geri almak için işgalci İsrail’e karşı ciddi ve geniş kapsamlı bir harekata başladılar. Hamas’ın öncülüğünde düzenlenen bu “Aksa Tufanı” harekatı dünya gündeminde kendisine geniş bir yer buldu.

Türkiye’de de birkaç gündür gündemden düşmeyen Filistin-İsrail savaşı vatandaşların da birinci gündem maddesi. Fakat kanaat önderi veya “sanatçı” sıfatıyla birçok meselede görüş belirten bazı isimler, bu konuda sessiz kalmayı tercih ettiler.

Siyaset, sanat ve edebiyat dünyalarının yaklaşık 100-150 yıl önce şekillendirildiğinin altını çizen Murat Kekilli, “Bu çevreler genelde tek bir kanaldan beslenir. Tek bir kanaldan beslendiği için de onların emirleri dışında çok fazla seçenekleri yoktur. Bu bağlamda bir özgürlükten, özgür olmalarından bahsedemeyiz. Yani neyi  ve kimi nasıl eleştireceklerinin emrini bile aşağı yukarı oradan alırlar. Emirleri oradan alan birisine ‘Bu konuda duyarlı ol.’ demek akıl tutulması olur.” dedi.

“GAVURUN EKMEĞİNİ YİYEN GAVURUN KILICINI ÇALAR”

Konuya eski bir atasözünden iktibasla devam eden Kekilli, “Bizim güzel bir atasözümüz vardır: ‘Gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını çalar.”, oradan beslenirsen onun emrindesin demektir. Sana özgürlük mücadelesi vermeni söylerlerse, bu mücadelenin kriterlerini de hangi alanda olacağını da onlar belirler.” dedi.

İnsanoğlunun birçok şeyi zıddıyla tanımladığını hatırlatan sevilen sanatçı Murat Kekilli iyiliği kötülüğe, kötülüğün de iyiliğe göre şekillendiğini ve değerlendirildiğini belirterek, “Evrensel bir iyilikten bahsedebilir miyiz acaba? Sana iyi gelen şey bana da iyi gelir, bana iyi gelen bir şey sana da iyi gelir. Aslında gelmesi lazım ama maalesef öyle olmuyor. Yani birilerinin bir işte çıkarı varsa ona iyi gelen bir şey başka birinin zararına olabiliyor. Orada bir devlet inşa ediliyor işte 1948’de ve bu devlet herkese zarar. Genel olarak baktığında bugün doğan çocuklar da dahil, insanlar hangi dinden olursa olsun, hangi inançtan olursa olsun insanlara sorduğunuzda ‘İsrail nasıl bir devlet?’, muhakkak ‘İsrail yakan, yıkan, her şeyi hakkı olarak gören bir devlet olarak gören bir devlet.’ cevabını alırsınız.” dedi.

“FİLİSTİN KONUSU SİYASET ÜSTÜ BİR DURUM”

Filistinliler için Orta Doğu’da bir eşitlik olmadığının altını çizen Kekilli, İsrail’in Filistinlilere karşı yaptıkları her türlü zulmü hakları olarak gördüklerini vurguladı. “Onun bir devleti var, diğerinin de bir devleti olsun" diyen Kekilli, "Arada sınır olsun, herkes kardeşçe, eşit şekilde yaşasın gitsin. İnsan kardeşliğimiz olsun, inanç kardeşliğimiz olmasa da olur ama buna izin verilmiyor. Orada bir devlet kuruldu, çıban başı ve artık yeryüzünde o devlet yok oluncaya kadar kimse rahat yüzü görmeyecek. Bu iş siyasallaştırıldı. Siyasallaştırıldığı için, bunun üzerinden siyaset güdüldüğü için sanatçılar sessiz. Herkes kendi siyaseti doğrultusunda bir şeyler geliştirdi. Oysa bu siyaset üstü bir durum. Bunu siyaset gibi bir çizgiye çekmemiz en büyük yanlışlarımızdan birisi olur. Çok yanlış, bu insani bir durumdur. Yani senin yaşam hakkın var onun hakkı yok, o eğlenebilecek sen eğlenemeyeceksin, onun elektriği var senin yok… Abluka altına alacaksın, girmeye izin vermeyeceksin, insanlar yardım edecek, izin vermeyeceksin. Ama o toplum önceden oradaydı. Sen sonradan geldin. Ben bu hikayenin neresini doğrultayım? Bugün birisinin canı yandığında, darbe olduğunda biz yardım ederiz. En basiti, 5 kişi 1 kişiye çullandığında yardıma koşarız. Ne oluyor bir öğreniriz. 5 kişinin öfkesini hak edecek ne yaptı bu adam?” diye konuştu.

“BENİM SORUMLULUĞUM MİNBERİ YAPMAK”

Sanat ve edebiyat çevreleri başta olmak üzere Müslümanların bir araya gelip gelemeyecekleri hakkında da değerlendirmelerde bulunan Kekilli şu ifadeleri kullandı:

“Bu bir öngörüden öteye gitmez. Çünkü 10 yıllar önce yapılmış planlar bunlar. Senin karşı koymanla olacak bir şey değil. Bir Murat Kekilli’nin çabasıyla olacak iş değil. Sadece tarihsel süreçte neler olup bittiğini bilirim, gücümü de bilirim, haddimi de bilirim çok fazla ileri gitmem, geriye çekilip bakarım. Allah rızası için üzerime düşen ne ise onu yaparım. ‘Yıkılasın İsrail’ yaparım. O benim sorumluluğumdur. Yapacağım en iyi işti bu. Müzisyenim, böyle karşılık koyarım ama Kudüs’ü fethedecek olan kumandan Selahaddin Eyyübi değilim. Ben o minberi yapabilirim, benim sorumluluğum oraya kadar. Bunu oraya koyacak olan komutanı da Allah gönderecektir. Ben ‘Yıkılasın İsrail’i yaptım mı? Yaptım. Şimdi bir sürü dua geldi mi? Geldi. Ben duaları aldım, önemli olan oydu. Önüme dünyayı komple serseler, bütün İsrail senin deseler istemem, ihtiyacım yok. Allah razı olsun demeleri yetiyor bana. O çok daha değerli, çok daha pahalı benim için. Sanat camiası da kimisi bunun farkındadır, bunun için uğraşır kimisi de materyallerin peşindedir ve onun peşinden koşar. Biz hiçbir zaman şey düşünmedik, ölümlü dünya olduğunu biliyoruz. Allah ağız tadı versin, sonra ekmek verince mutluyuz. Evimiz yok değil, var. Çok şükür Allah hayal edebileceğimden fazlasını verdi bana, her şey dahil.”

MURAT KEKİLLİ’NİN KONSERLERİNE YOĞUN İLGİ VAR

Öte yandan konserlerine yedi yetmişe binlerce insanın teveccüh gösterdiğini ve bundan da ziyadesiyle gurur duyduğunu ifade eden sevilen sanatçı, “Ben Adana konserinde 40 bin kişiye ‘Yıkılasın İsrail’ söyledim ve binlerce insan bana eşlik ettiler. Bunun bendeki karşılığını, nasıl gururlandığımı tarif dahi edemem. Müslümanlar öyle sanıldığı gibi yalnız değil. Seslerini çıkaramıyor garipler. Böyle bir ortam buldukları zaman gösteriyorlar kendilerini.” dedi.

Dünyada acı çeken tüm toplumların Müslüman olduğuna dikkat çeken Murat Kekilli, “Müslümanlar Filistin’den Doğu Türkistan’a, Suriye’den Arakan’a varana kadar acı çekiyorlar. Tesbihin imamesi olmadığı zaman boncukları dağılıyor işte, anlatmaya çalıştığım şey bu. Bize sorumluluklar düşüyor, biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Ne yaptık? Fedakarlık yaptık. İsmimizden, şöhretimizden fedakarlık yaptık. Bunu böyle konuşursan senin şöhretini kim anacak.” diye sordu.

Kekilli, kendisnin yapmış olduğu “Yıkılasın İsrail” isimli parçanın vatandaşlar arasında, “Bu Murat Kekilli’ye yakışırdı, başkası zaten yapamazdı” şeklinde yorumlanmasının kendisinin onore ettiğini ifade ederek, “Biz üzerimize düşeni yaparız. Bugüne kadar yaptım, bundan sonra Allah sana bir şey lütfeder, bir şey nasip eder onu da yaparım. Zaferden sorumlu değilim ben, biz seferciyiz.” dedi.

Kaynak: igf